Köpekler ve tavşanlar arasında koşturup durdun....
İnci tanesi kızım,pamuk yanaklım,minik prensesim hoşgeldin...Bir anda,insanı sarhoş eden varlığınla doldurdun hayatımızı,iyiki geldin ASYA'M....
13 Haziran 2012 Çarşamba
Asya'nın at sevgisi...
Samsun'a geldiğimizden bu yana fırsat buldukça seni atlı spor tesisine atları görmeye götürüyoruz. Aslında talep senden geliyor. "babaaa ,atlara gidelim...ben atları çok severim..." Önceleri uzaktan seviyordun, sonraları sırtını sonrada yelelerini sevmeye cesaret edebildin. Ama bir türlü sırtına oturmaya cesaret edemiyordun. Oturduğunun dakikası olmadan inmek istiyordun sırtlarından. İşte geçen hafta nihayet cesaret buldun oturmaya ve çok güzel mini bir gezinti yaptın pony'nin sırtında. Gittiğimiz yer bu kez Midilli kafe'ydi. Başka hayvanlar da vardı. Hem diğer hayvanları sevme hemde pony ile yürüyüş yapma zevkini bir arada yaşayabildin böylece...
işte minik jokeyimiz ASYA...
Köpekler ve tavşanlar arasında koşturup durdun....
Köpekler ve tavşanlar arasında koşturup durdun....
Son birkaç haftanın özeti olsun...25.05.2012
"anne bak ,bunları senin için topladım, al anne"
"teşekkür ederim bebeğim, bir öpücük alabilirmiyim lütfen?"
"alabilisin" deyip yanağını uzattın bir edayla.
Ertesi gün babaanneye gittik, dükkanındaki kediyi sevdin. Birlikte Ümraniye Carrefourda'ki alışveriş mağazasındaki çocuk oyun parkına gittik. 1,5 saate yakın orada oynadın.
Sonraki gün dayın ve Tuba ablan geldiler. Sana koşuşan bir bebek getirmişler armağan olarak. Bir hevesle açtın hediye paketini ama pek ilgilenmedin bebekle. Daha çok biz oynadık sen de bakasın diye :) Akşama doğru durgunlaştın, uykun var sandım ilk başta. Yemekte bişey istemedin, "ayran içmek istiyorum anne" dedin. Bir ara anneannen kucağına aldığında "Asya çok sıcak, ateşi olmasın" dedi. İlk başta ihtimal vermedim çünkü hiçbir hastalık belirtin yoktu. Ama ölçünce 39,4 derece ateşin olduğunu anlayınca apartopar ilaç, soğuk uygulama derken sabahı yaptık. Gün içinde 3,5 saat arayla ateşin çıktı sürekli. İlk muayenemizde boğazın hafif kızarıktı ve bu kadar yüksek ateşin olunca ilacına başladık. 3. gün halen geçmeyince ve sen bişeyler yemei reddedince tekrar baktım ağzına ve farkettimki tüm ağız mukozan, dilin, tonsillerin aftlarla kaplı. Herpetik sotomatit oldun. Lokal antiseptik ve lokal anestezik sprey başladık hemen. Ancak lokal anestezik sprey sonrası bişeyler yiyebildin güzel kuzum. Resmen içimiz parçalandı; sürekli ateşi, sürekli soğuk uygulama, tüm hafta böyle geçti. Dönüşte Ankara'ya dedene uğradık. Hastalığının 6. günüydü ve nisbeten ateşin daha seyrek aralıklarla yükseliyordu. Pazar akşamı evimizdeydik ve aftların yarı yarıya düzelmişti. 12. günde artık nihayet rahatlıkla yemeğini yiyebiliyordun. Yaklaşık 1,5 kilo verdin o sıra. Sen acıdan ağladıkça, ben de ağladım ."anne yemek istiyorum" deyip ağzın acıyınca yiyemeyip "anne yiyemiyorum" deyince anlatamam içimin yangınını benim güzel yüzlü, melek kızım. Allah'tan xslokain ile uyuşturup bişeyler yemeni sağlayabildim. Halen daha üzerinde o kadar zaman geçmesine rağmen unutmadın ve ara sıra "anne sen ağzıma sprey sıkmıştın ya , artık yiyebilirim" diyorsun bazen. Tüm hastalığın boyunca ateşin çıktıkça ilaç içmemek için "anne ben hasta değilim " deyip ağladın. Allah bir daha vermesin, Allah korusun seni güzel inci tanem...
Hafta sonaları mümkün olduğunca bir yerlere gitmeye çalışıyoruz. İstanbul dönüşü hafta sonu,
sahilde yürüyüşe çıktık hep birlikte. Sen son günlerde çantan olmadan hiçbiryere çıkmıyorsun. Tam bir kokoş gibi koluna asıyorsun çantanı. Kapıdan çıksak bile "çantamı unuttum" diye geri döndürüyorsun bizi, aksi halde kıyamet kopuyor. İçini de öyle çok dolduruyorsunki oldukça ağır çekiyor :). Yardım tekliflerimizi ise geri çeviriyorsun ve gün boyu elinde taşıyorsun sevgili çantanı:).
Sonraki hafta sonu Amisos tepesine kahvaltıya gittik. Artık kendi başına yiyebiliyorsun ve bu da sana ayrı bir keyif veriyor doğrusu. Aslında evden "baba atları sevmeye didelim mii?" diyerek çıktığımız için, kahvaltı sonrası Atlı Spor Tesislerine at sevmeye gittik.
Sonraki hafta sonu, babamızın iş arkadaşı Murat bey'in yazlık evine gittik mangala. Bahçeli tripleks çok güzel bir eve gittik. Bayıldın buraya, bahçede koşturmaya, kızları Eda ile oynamaya doyamadın. "Kızım sevdin mi burayı?"
"evet anne, çok sevdim, hiç gitmiyelim burdan, ben hiç sıkılmadın anne"
.
15 Nisan 2012 Pazar
Tuvalet öğrenimi...16.04.2012
Nihayet bir hafta önce tuvalet alışkanlığını kazanman için çalışmalara başladık . İlk gün bezini çıkardık , "artık tuvalette yapacağız çişimizi kakamızı " dedik ve pek fazla bir dirençle karşılaşmadık "tamam anne, tuvalette yapıcaz" dedin. Her tuvalete yapışında "aferin Asya'ma, benim güzel kızım artık çişini tuvlette yapıyor" gibi övgü cümleleri ile seni teşvik ettik, öptüm, sarıldım. Bununla birlikte sık aralıklarla "kızım çişin varmı? " diye sormama rağmen, tüm alıştırma kilotlarını ve halıları ıslatmaman için serdiğim yatak koruyucu örtüleri kirlettin ve belki bir kaç kez oturtup tuvaletini yapmanı sağlıyabildim. Anneannen birkaç kez "bezleyelim mi ?" desede bu kez kararlıydım öğrenmen konusunda. "Nereye yaparsa yapsın, bu kez öğrenecek. Zaten biliyor tek sıkıntı söyleme ve alışma meselesi" .İlk günü az bir kazayla atlatsakta 2. gün belkide beni vazgeçirebilecek bişey yaptın. Birara Eylül kucağımda uyurken gözden kaçırdım seni ve o dakika da tüm holü büyük tuvaletinle pisledin, ayakların ve holün bir duvarını da kirletmiştin üstelik. Seni gördüğümde ayağını yere sürüp ayağında kalanları temizlemeye çalışıyordun :)) Hemen bir banyo faslı ve tüm koridor çamaşır suyu ile temizlendi. Sağolsun anneannen seni banyoya soktu , ben önden holü temizlerken o da seni yıkamaya başladı sonra işleri değiştik. Seni o halde gördüğümde başımdan aşağı kaynar sular dökülse de sana hiç kızmadım. Bu bir gelişim ve öğrenim süreci ve ben bu tür kazalar konusunda kendimi önceden hazırlamıştım bebeğim, biraz daha dikkatli olmam gerekiyordu sadece. Sonraki gün tam bir kararlılıkla halıları da kaldırdım olası başka kazalara karşı, holde halı yoktu tabi ama ne olur ne olmaz hem sen hem biz daha rahat ettik halılar kalkınca. Sonuç olarak hergün biraz daha azalan lazımlık dışı ihtiyaç gidermeler sonrası uğraşımızın 5. gününde nihayet kırılma yaşandı ve artık ben söylemeden gidip kendi başına lazımlığına oturur duruma geldin artık. "çişimi yapmam lazım" diyerek kilodunu çıkarıp oturuyorsun.Tam bir hafta sonra artık ihtiyaçlarının farkında ve ihtiyaçlarını giderme konusunda biliçli hale geldin.
İlk defa kendi başına büyük tuvaletinin geldiğini söylediğin 4.gündü ve bitirdiğinde herkese gösterip övgü cümleleri aldın; "aferin kızıma benim, ne güzel artık kakasını çişini tuvalete yapıyor, harikasın Asya...."
"anne bak, ne kadar güzeller diimii?" :))
"evet kızım çok güzeller ama onları klozete dökmemiz gerekiyor"
"ben dökücem anne, ben dökebilimiyim?"
"hadi birlikte döküp sifonu çekelim"
İşte böyle güzel meleğim ,evde bir haftadır en büyük uğraşımız senin bezden kurtulman için ve sen bunu da başardın küçük prensesim....
İlk defa kendi başına büyük tuvaletinin geldiğini söylediğin 4.gündü ve bitirdiğinde herkese gösterip övgü cümleleri aldın; "aferin kızıma benim, ne güzel artık kakasını çişini tuvalete yapıyor, harikasın Asya...."
"anne bak, ne kadar güzeller diimii?" :))
"evet kızım çok güzeller ama onları klozete dökmemiz gerekiyor"
"ben dökücem anne, ben dökebilimiyim?"
"hadi birlikte döküp sifonu çekelim"
İşte böyle güzel meleğim ,evde bir haftadır en büyük uğraşımız senin bezden kurtulman için ve sen bunu da başardın küçük prensesim....
6 Nisan 2012 Cuma
Tatlı prensesimin günleri nasıl geçiyor...06.04.2012
Burada kalıptan geçiriyorsun hamuru, tüm kuvvetinle bastırıyorsun :))
20 Mart 2012 Salı
Tuvalet alıştırmaları...20.03.2012
Birkaç kez küçük tuvaletini yaptın lazımlağında ama iş büyük olunca olay tam bir fiyaskoydu. Bir ara gözümden kaçdı ve sen o araya çok iyi değerlendirdin :). Koşup yanıma geldin "anne anne ,bak kaka yaptım " ,lazımlağında gerçekten yaptığını görünce çok sevindim "aferin kızıma ,benim canım "deyip sana sarıldım ama sen elimden kurtulup fırladın ve koltuğun yanına yaptığın diğer parçayı alıp lazımlığına getirdin :)) Başımdan aşağı kaynar sular döküldü sanki yada şok havuzuna girmiş gibi oldum :)) öylece kalakaldım bir süre.Sonra seni kaptığım gibi banyoya soktum. Önce sen, sonra yerler kırklanıp ak pak edildi.
Sonraki bir gün altın bezliyken bezini çözüp "anne bak kakamı yapabiliyorum "diyerek sevinçle koştun yanıma :) " aferin kızıma ama sen zaten yapabiliyorsun bebeğim ..."
Bir ara alıştırma kilodu denedik ama hep yaptıktan sonra söyledin, altındaki kiloda güvenip salıveriyorsun çişini :))
Anneannenler geldiğinde de denedik, peşinden koştuk bir süre ama sanırım henüz halen hazır değilsin söylemeye.
Klozet aparatı almıştık Samsun'a gelmeden, aslında 2 yaşına bastığın zaman ilk denemeleri yaptık çünkü. Korkuyordun klozete oturmaya "anne ben içine düşerim " diye kaçıyordun, aparatı görünce "artık ben düşmicem anne dimii? " diye yorum yaptın.
Birkaç aya kadar anaokuluna göndermeyi düşünüyoruz seni ama öncesinde öğrenmen gerekiyor tuvalete gitmeyi, bakalım ne zaman öğreneceğiz...
Minik kelebeğim, Pepe'nin tuvalet şarkısını biliyor ama tuvalate gitmeyi bilmiyorsun :))
"çişimiz tuvalete , kakamız tuvalete, artık kimse yapmıcak, altındaki beze
bezleri attık, kilotlar giydik, artık hepimizde tuvaleti öğrendik...."
Bu fotoğrafı odanda kendine barikat kurup tuvaletini yapmaya çalışırken çektik :) Sana baktığımız için bize biraz kızdın üstelik :)
Burdada anneannen sana hikaye kitabını okurken tuvaletini yapmaya çalışıyorusn, ama çok uzun oturmayıp kalkıp lazımlağını gösterip " bak yapamadım işte anne gördün mü yapamadım " diyorsun
14 Mart 2012 Çarşamba
Aylar sonra anneanne ve teyzeyle buluşma...14.03.2012
Aslına bakarsan anneannenler geleli bir hafta oldu ama ben ancak şimdi yazabiliyorum. Günlerimiz yoğun, yorucu, uykusuz bir harala gürele içinde geçiyor şu aralar. Gün ne zaman başlıyor ne zaman bitiyor farkında bile olmuyorum. Hayatımız yeni ritmine girdi ve arada sırada aritmiler olsa da bu yeni ritme hepimiz alıştık. Allah huzurumuzu bozmasın, ağız tadımız kaçmasın inşallah.
5 Mart 2012 Pazartesi
Uzun zaman sonra yeniden dede ve babaanne ile birlikte...05.03.2012
En son yaz tatilinde yani temmuz ayında görüşmüştük dede ve babaanne ile. Tatile gitmiştik birlikte ,Asya'nın ilk gerçek tatiliydi üstelik. Aradan geçen 6 ay içinde güzel inci tanem çok değişti hem fiziksel hem de zihin açısından inanılmaz bir gelişme gösterdi . Bu gelişlerinde de çok güzel vakit geçirdi Asya'm . Birlikte saklanbaç oynadılar, kitap okudular ,gezmeye çıktılar.
Babacın kendi babasına yaslanıp uyurken, sende yanlarına sokulup babacığını öptün, yanaklarını sevdin...
Diğer fotolar sonra ,cep telefonundan henüz aktaramadım bilgisayara....
Dedenin iki dizi de doldu...Bir diz İnci tanesinin, diğeri Kar tanesinin...
Babacın kendi babasına yaslanıp uyurken, sende yanlarına sokulup babacığını öptün, yanaklarını sevdin...
Diğer fotolar sonra ,cep telefonundan henüz aktaramadım bilgisayara....
24 Şubat 2012 Cuma
Nihayet kendi odanda kendi yatağındasın...22.02.2012
Bu ay itibariyle 2,5 yaşındasın ve nihayet kendi yatağında uyumaya başladın. Aslında daha önce alıştırmaya başlamammız gerekiyordu ama sanırım yanımızda yatman daha kolayımıza geliyordu çünkü geceleri çok sık uyanıp ağlıyordun. Artık büyüdün ve yatağa hep birlikte sığamaz olduk :)) Birde deli yatışın varki yatakta, sabah uyandığımızda sanki üstümüzden silindir geçmiş gibi her yanımız ağrıyor.Neyseki yatağını çok sevdin ve her ne kadar halen geceleri uyanıp bizi çağırsan da uykun biraz daha derin ve düzenli şu aralar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

